Papba Engin Özkoç'tan Büyük Kafkas Sürgün Önergesi


Üyemiz, Şehrimizin Millet Vekili  Sayın Engin Özkoç Türkiye Büyük Millet Meclisine Büyük Kafkas Sürgünü hakkında "Meckis Araştırma Önergesi" vermiştir. Sayın Özkoç'un verdiği önergeyi meclis tutanaklarından okuyoruz. 

 

21 Mayıs 2019 TBMM Tutanağı'ndan:

"Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun İç Tüzük’ün 19’uncu maddesine göre verilmiş bir önerisi vardır, okutup işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım.

"Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Danışma Kurulu 21/5/2019 Salı günü (bugün) toplanamadığından grubumuzun aşağıdaki önerisini İç Tüzük’ün 19’uncu maddesi gereğince Genel Kurulun onayına sunulmasını saygılarımla arz ederim."

 

Engin Özkoç

Sakarya

Öneri:

Sakarya Milletvekili ve Grup Başkan Vekili Engin Özkoç tarafından, “Çerkez sürgününde tüm yaşananların araştırılması” amacıyla 21/5/2019 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilmiş olan Meclis araştırma önergesinin (933 sıra no.lu) diğer önergelerin önüne alınarak görüşmelerinin 21/5/2019 Salı günkü birleşimde yapılması önerilmiştir.

BAŞKAN – Önerinin gerekçesini açıklamak üzere öneri sahibi, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Sakarya Milletvekili Engin Özkoç konuşacaktır.

Buyurun Sayın Özkoç.

Süreniz beş dakikadır. (CHP sıralarından alkışlar)

CHP GRUBU ADINA ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Benim güzel ülkem, Türkiye’m, benim ana vatanım, ülkeme; yaşamaktan gurur duyduğum, kardeşçe, hep beraber, ayrışmadan gurur duyduğum ülkeme atalarımız tam 155 yıl önce bir sürgün değil, bir soykırım neticesinde göç etmişler, Rus Çarlığıyla yapılan bir savaşın kaybedeni oldukları için sürgüne gönderilmişler. Gönderildikleri sürgünü kabul etmeyenler “Osmanlı topraklarına gideceksiniz.” deyip teknelere bindirilip, tekneler 50 kişiyi alırken, 100 kişiyi alırken 300 kişi, 400 kişi zorla bindirilerek yollarda binlerce kişinin ölmesine, yok olmasına bilerek neden olmuşlardır. Çerkez halkları; Adigeler, Şapsığlar, Kabartaylar –ben Abhaz’ım- Abhazlar, hepsi çocuklarıyla beraber, kadınlarıyla beraber Karadeniz’in karanlık sularında yok olup gitmişlerdir. Yıllarca oradan göçen insanlarımızın çocukları Karadeniz’den çıkan balıkları yememişlerdir çünkü onlar çocuklarının, atalarının etlerini yediler diye. Böyle bir acı dünyada yaşanmıştır ama Çerkezler tarafından da Abhazlar, Adigeler, Çeçenler, Şapsığ’lar tarafından da tam 1,5 milyon kişi Karadeniz’in sularında yok edilmek üzere sürülmüş ve bir soykırıma muhatap olmuşlardır. Orada şimdi ata vatanım var; Abhazya. Tanıyan ülkeler var, 6’ya, 7’ye yakın ülke tanıyor ama gururla bahsediyoruz ki buradan yüz yüze Karadeniz’den baktığımızda bizi bu güzel ülkenin insanları kucakladılar, aç bırakmadılar, bizi evsiz bırakmadılar, işsiz bırakmadılar. Evet, bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin bir grup başkan vekili olarak burada bulunuyorsam benim bu güzel ülkemin insanları tarafından atalarımın yarasının sarılmasından dolayıdır. Ama bir şey daha var, Abhazya orada, biz Rusların izni olmadan Abhazya’ya gidemiyoruz, onların izni olmadan akrabalarımızı göremiyoruz. Oysa Abhazya’da yaşayanların hepsinin yüzü Türkiye'ye dönük. Onlar buradaki kardeşleriyle beraber görüşmek istiyorlar, beraber olmak istiyorlar. Politikalar başkadır, ülkelerin politikaları vardır. Bazen tanırsınız tanımazsınız, çok istiyoruz Abhazya’nın tanınmasını ama bu bir süreç olabilir ama buna rağmen Adige Bölgesi, Kabartay Bölgesi, Şapsığ Bölgesi, Çeçen Bölgesi gidip geldikleri gibi Abhazya’nın da bizzat kara yoluyla oraya gidilemediğinden deniz yolunun açılması gerekiyor, hava yolunun açılması gerekiyor. Eğitim için şart, ulaşım için şart, kardeşlerin kucaklaşması için şart.

Hiçbir soykırımın arkasında hiçbirimiz duramayız. Bu çatının altında olan bütün milletvekilleri bütün soykırımlara karşı birlikte haykırmalıyız çünkü biz soykırımların ülkesi değil, soykırıma karşı olanların ülkesi olarak, güçlü bir Türkiye olarak dünyada tanınmak zorundayız, aksi takdirde kendi itibarımızı yok ederiz. O yüzden, bütün bu insanlarımızı kucaklayan bu güzel ülkenin bir insanı olarak buradan, ana vatandan bir kez daha sesleniyorum. Bu ülkelerde insanlar -benim ülkem olan ata vatanda- dua ederken şöyle dua ederler: “Bütün büyük uluslar -Türkiye gibi- yaşasınlar, özgür olsunlar, demokrasi içinde yönetilsinler ama bizim gibi küçük ulusları asla unutmasınlar, ölümleri, soykırımları asla unutmasınlar çünkü insanların özgürlüğü bunları unutmayanların sırtından yükselecek ve daha özgür bir dünya olacak.”

Bunun için, buna sunacağınız katkı için şimdiden hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (CHP, HDP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)

 

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Özkoç.